Kayıtlar

Hava çok soğuktu.

Hava çok soğuktu. Üşüyordu. Yalnızdı!.. En büyük üzüntüsü de yanında elinden tutacak bir dostunun bile olmamasıydı.. O her zaman insanların içinde olmaya, onlarla gülmeye eğlenmeye sohbet etmeye şakalaşmaya alışmıştı. Ama şimdi ne sohbet edebileceği ne derdini anlatabileceği nede yardımını isteyebileceği bir dostu kalmamıştı çevresinde. Hâlbuki yıllar öncesini düşünmüştü bir an sonra gözleri doldu yanakları buğulandı derin bir ah çekti ve şöyle yıllar öncesine gidiverdi birden… Bir gurup arkadaşıyla arabasının içinde şarkı söylüyor kahkahalar atıyor arabanın gaz pedalına alabildiğince yükleniyordu onun için her şey tozpembeydi… Dert mi?   sıkıntımı, şakamı ediyorsun, onlarda nereden çıktı…. Dert nereden çıkar şartların olumsuz oluşundan, şartlar nasıl olumsuz olur; para yoktur dost yoktur zaman yoktur ama onun için bunlar söz konusu dahi olamaz baksana yanında dostları maddi hiçbir sıkıntısı yok paramı oda neki; elinin kiri sadece "ne kadar lazım" demişti b...

Mucize bu olsa gerek

                     Mucize bu olsa gerek Akşam karanlığı basmadan eve varmalıyım en azından yolun zor olan kısmını geçmeliyim diye düşündü kendi kendine. Okuldan çıktı kiralık olarak kaldığı öğrenci evine geldi sağa sola baktı etrafı tekrar kontrol etti,oradan birkaç eşya alıp hızla çıktı. Öğle çoktan geçmiş kış mevsiminin soğuğu etkisini göstermeye başlamıştı, üşüyordu ama yapacak pek bir şeyi de yoktu, çaresizdi. Ailesinin maddi durumu onu gurbette okutacak kadar hele de istediği rahat ortamı sağlayacak kadar iyi değildi. Yinede haline şükretmişti benim sahip olduklarıma sahip olamayanlarda var diye düşündü, yola koyuldu. Hem hızlı adımlarla yürüyor hemde gideceği uzun yolun hesabını yapıyordu. Eğer onbeş dakikada aşağı mahallenin bulunduğu konutları geçersem iyi olur, derken yukarı mahalle oradan da verelini dağ yolu. Ama ilk olarak en fazla yirmibeş dakika da aşağı mahalley...

Geçmiş olsun

Ahmet Efendi saatin tiz sesiyle sabah uykusundan uyandı, yatağından kalktı gün doğmak üzereydi. Yapacak çok işi vardı. Hemen lavaboya gitti sabah namazı için abdestini aldı havlusu ile kurulandı, odaya geçip seccadesini serdi huşu ile kıbleye yöneldi. Etraf sessiz arada bir sokaktan gelen araba eksoz ve korna sesleri de olmasa iyice yalnızlığa gömüldüğünü hissedecek gibiydi. Namazını kıldı, ellerini kaldırıp duasını yaptı. Gönlüne bir huzur gelmişti, bu huzur Allah'a karşı görevini yerine getirmenin, üzerinde Allah tarafından farz kılınan bir vazifenin yerine getirilmesinin huzuruydu. Sessizce yatak odasına geçti üzerini giyindi, çantasını kontrol etti, ceplerine baktı akşamdan hazırlamış olduğu notlarını defterlerini cüzdanını kimliğini hepsini tastamam yanına almıştı. Artık evden çıkıp işine gidebilirdi. O da öyle yaptı besmele ile evin kapısını açtı sağ ayağını kapının eşiğine koyup kapıyı çekti ve sessizce dışarı çıktı. Artık kendisini işine odaklaması gerekiyordu. Dünya...