Kayıtlar

Gün doğumu

Alnımın ortasına gelen sert yumruk darbesi ile ne oluyoruz demeye kalmadı, yere yuvarlandım. Yıldızlar gözümün önünden uçuşmaya başladı. Kulaklarıma sanki çok uzaklardan bağırışma sesleri geliyordu kendimi kaybetmiştim...

Gecenin yarısında başlayan ve hiç ara vermeden sabaha kadar süren hatta sabahtan beri de devam eden yağmur evden çıkmamı hayli geciktirdi. Saatlerdir bekliyorum ama ne durdu nede duracağı vardı mübarek yağmurun. Şemsiyemi elime alıp açtım başıma tutarak evden çıktım. Dürüst bir insan sözünden belli olur derdi rahmetli babam. Bende dürüst olduğuma inanıyor ve bunu üstüne basa basa söylüyorsam sözümde durmalıyım yoksa yalancı durumuna düşerim...
Hızlı adımlarla evden uzaklaştım şartlar ne olursa olsun arkadaşımla konuştuğum randevu  yerine saatinde varmalıydım.
Yolda giderken gelip geçen bir kaç taksiye işaret ettim ama böyle havalarda boş taksi bulmak çok zor, hem bu gibi durumlar taksiciler için para kazanma yolunda can simidi oluyor. İnsanlar yağmurdan ıslanmama…

Hayırdır işallah

Gecenin karanlığında sık ormanların ortasında boylu boyunca uzanan yolda uzun farlarını yakmış kocaman bir kamyon son sürat üzerine doğru geldiğini görünce kaçacak bir yer aradı ama tabana kuvvet kaçmaktan başka çaresi olmadığını gördü. Tüm gücüyle koşmaya başladı fakat kamyonun önünden kaçıp kurtulmak hiçte kolay değildi. Ha gayret dedi şu sırtı dönünce bir patika yol olması lazım oradan kaçabilirim belki. Sırta varmıştı ki önüne kocaman bir uçurum çıktı ya kendini uçurumdan aşağı atacak yada kamyonun altında ezilip gidecekti. O ilk seçeneği düşündü;  kamyonun altında ezilmektense uçurumdan aşağı atlayayım belki bir şans kurtulurum deyip kendini atmasıyla ani bir ses ve kafasını sert bir cisme çarpması bir oldu.  Gözlerini açtı her taraf kapkaranlık kimse yok içeriden annesinin “ne oldu oğlum bu gürültü nedir?” diyen bağırma sesi ile kendine geldi.

-Tamam bir şey yok anne, galiba yataktan düştüm merak etmeyin..

Tekrar yatağına çıktı terden su olmuştu, uyumaya çalıştı ama bu kadar ne…

Doğum sancısı

Sen söyle şimdi!...

İçinde bulunduğu sıkıntılarını başkalarına da anlatmak onlarında huzurunu bozmak istemediği için mümkün mertebe sessiz kalmaya sorulanlara sakin sakin cevap vermeye gayret etti. Sanki hiçbirşey yokmuş gibi davranmaya çalıştı, fakat saatler ilerleyip gecenin karanlığı bastıkça içindeki sıkıntı ve huzursuzlukta katlanarak artmaya başladı.

Çevresinde onu pekte anlayabilecek birileri yoktu her zamanki gibi!..

Onun için bütün sıkıntısını içinde saklamaya gayret gösterdi. Hele bir sabah olsa da işin aslının ne olduğunu gidip öğrensem diye aklından geçirerek yerinden kalktı, belki yatağıma yatarsam uyurum böylece enazından kafamın içindekilerden kurtulmuş olurum diye aklından geçirerek yatak odasına doğru yollandı…

Yatağına uzandı ama gözünü bir türlü uyku tutmuyordu. Bir sağa bir sola döndü gözlerini kapattı, Kendi kendine gün içinde olanların bir detayını en ince ayrıntısına kadar tekrar tekrar aklından geçirdi.

Herşey gayet normaldi anormal denebilecek yâda şurada şunu eksik yaptın deneb…

Yolun sonuna çoktan gelmişti…

Yorgunluktan kapanmak üzere olan gözlerini zorlayarak ta olsa bir kere daha iyice açıp çevresine baktı ama kimseyi göremedi. Bu gürültü be ses bu kadar insan nereye gitti diye geçirdi aklından yerinden kalktı sağa sola baktı kapıya doğru ilerledi ürkek bir hareketle kapıyı açtı koridora baktı ama kimsecikler görünmüyordu hayret dedi bu insanlar yer yarıldı yere girdi herhalde. Hâlbuki daha iki saat öncesinde büyük bir gürültü ardından bir bağrışma herkes ne oluyor diye pencerelere koşmuş fakat o sokağın her zamanki hali deyip oralı bile olmamış işini yapmaya devam etmişti.
İşini mutlaka bitirmeliydi emir öyleydi “ne olursa olsun yerinden kalkmayacaksın bu işi bitireceksin ve mutlaka akşama bitirmiş olarak teslim edeceksin yoksa gerisini sen bilirsin ya da cezana razı olacaksın” tehdit ve uyarıları üzerine mecburen oda öyle yaptı. Bir sürü gürültü ve bağrışmaya rağmen o hiç oralı olmadı, işine devam edip bitirdi. Dosyalarını topladı evraklarını yerine koydu. Her şey tamam deyip olduğu y…