19 Mart 2013 Salı

Hava çok soğuktu.





Hava çok soğuktu. Üşüyordu. Yalnızdı!.. En büyük üzüntüsü de yanında elinden tutacak bir dostunun bile olmamasıydı..
O her zaman insanların içinde olmaya, onlarla gülmeye eğlenmeye sohbet etmeye şakalaşmaya alışmıştı. Ama şimdi ne sohbet edebileceği ne derdini anlatabileceği nede yardımını isteyebileceği bir dostu kalmamıştı çevresinde.
Hâlbuki yıllar öncesini düşünmüştü bir an sonra gözleri doldu yanakları buğulandı derin bir ah çekti ve şöyle yıllar öncesine gidiverdi birden…
Bir gurup arkadaşıyla arabasının içinde şarkı söylüyor kahkahalar atıyor arabanın gaz pedalına alabildiğince yükleniyordu onun için her şey tozpembeydi…
Dert mi?  sıkıntımı, şakamı ediyorsun, onlarda nereden çıktı….
Dert nereden çıkar şartların olumsuz oluşundan, şartlar nasıl olumsuz olur; para yoktur dost yoktur zaman yoktur ama onun için bunlar söz konusu dahi olamaz baksana yanında dostları maddi hiçbir sıkıntısı yok paramı oda neki; elinin kiri sadece "ne kadar lazım" demişti babası sadece miktarını söyle gerisi önemli değil istediğin  kadar söyle sen benim tek varlığımsın yeter ki üzülme o da öyle yaptı para lazımsa sadece söylemesi yeterliydi zaman mı o zaten vardı ondan çok ne olabilirdi ki çalışmayan insan için günün her saati zamandı dostlar mı işte yanımdakiler beraber geziyoruz yiyoruz  içiyoruz eğleniyoruz her zaman beraberiz hiç ayrılmıyoruz ki nereye tatile gideceğiz ne zaman nerelerde eğleneceğiz ne yiyip ne içereceğiz ne giyinip neyi saklayacağız hepsini beraber  kararlaştırırız beraber yer içer gezeriz hayat çok güzel yaşamak eğlenmek çok güzel ve de çok kolaydı!....
Ne olduysa bir sonbahar gününde oldu.. Yağmurlu bir bahar sabahı çevre yolunda büyük bir kaza sonucu çok sevdiği her şeyi olan babası elim bir trafik kazası sonucu hayata gözlerini yumdu. İlk yapılacak iş şirketin tüm varlığını kontrol altına almaktı bunun için görevli avukatları çağırıp onlara gerekli talimatları verdi. Avukatlar verilen emri yerine getirdi. Hukuki hiçbir sorun kalmamıştı. İşlerin yönetimi oda kolaydı müdürleri niye vardı ki, herkes işine bakmalıydı eskiden nasılsa yine öyle herkes işini en iyi şekilde yapacak yoksa gidecekti.
İş yönetimi konusunda ki gerekli talimatları genel müdürü çağırarak kendisine iletti. Artık tekrar eski eğlenceli günlerine dönebilirdi. Oda öyle yaptı.
Arkadaşlarını dostlarını aradı, ilk olarak tatil yaparak dinlenebilecekleri bir yer bulmalarını ve en kısa zamanda yola çıkacak şekilde hazırlanmalarını söyledi.
Hazırlıklar yapıldı.
Arkadaşlarla buluşuldu uçağa atlayıp ver elini tropikal iklim adaları süper bir lüks ve eğlence deniz kum dalgalar gece olunca ayrı bir eğlence sabahlara kadar kızlar la içki âlemleri danslar içkinin su gibi aktığı eğlencenin sınır tanımadığı bir hayat.
Artık yapacak tek bir iş kalmıştı İstanbul’a dönünce İş yönetiminde olanları çağırıp son durum hakkında raporlar almak oda basit bir işti babası neden o kadar kendini işe mahkûm etmişti ki gece demedi gündüz demedi çalıştı eeeeeeeee sonunda ne oldu hep beraber gördük işte dedi kendi kendine sonunda hayata veda çektiklerinde çabası…
Ama ben öyle yapmayacağım sonuna kadar hayatımı yaşayacağımı dostlarımla arkadaşlarımla gezip eğlenmek varken çalışmak kendini  işe esir etmek niye !...
Hızla geçen günler işlerdeki aksamalar pek ilgilendirmiyordu onu nasıl olsa yöneticilerine gerekli yetki ve talimatları vermiş  onların her şeyi gerektiği gibi yapmak mecburiyetleri vardı..
Aniden çalan telefonun sesiyle uyandı telefonunu eline aldı karşısında sorumlu işletme müdürü vardı. Sesi pek iyi gelmiyordu. Gerçi onunda pek dinleyecek hali yoktu daha kendine gelememişti. Ne söyleyeceksen söyle müdür çok yorgunum dinleneceğim, müdür heyecanla
-Efendim dedi burada işler iyi gitmiyor sizin bulunmanız gerekiyor.yoksa çok geç olacak bilmem aralatabiliyor muyum?.
-Kısa kes anlaşıldı anlaşıldı deyip yine boş şeylerle beni oyalıyor diye aklından geçirip telefonu yüzüne kapattı umurunda değildi.
Hemen arkadaşlarını arayıp neler yapacaklarını hangi eğlence yerlerine gideceklerini planladılar günü nasıl geçireceklerini nasıl eğleneceklerini ayarladıktan sonra kalkıp duş almak için banyoya girdi ..
Artık eğlenmelerin sonu gelmiyordu. İşyerinden yapılan aramalar umurunda değildi.İşler ise hiç umurunda değildi bu eğlenceyi bu rahatı bozmaya değmezdi bile..
Sayılı gün tez geçer misali neşe ve eğlencenin doruğa çıktığı gezi artık sona erdi. Geri dönüş yoluna çıktı uçağa atladıkları gibi arkadaşları ile ver elini İstanbul…
İstanbul da rutin günler başlamıştı. İlk yapılması gereken iş babasının ölümünden ve işleri devretmesinin ardından doğru dürüst hiç uğramadığı şirketin genel merkezi oldu..
Sabahleyin kalkıp tuşunu aldı üzerini kuruladı giyindi kahvaltısını yaptı evden çıktı işyerine vardı.Doğruca babadan kalan makam odasına yönetim merkezine geldi.Sekreterine yönetim kademesinin toplantı salonunda toplanmasını ve kendisine haber vermesini söyledi ardından gazeteler bir göz atıp durum değerlendirmesi yapmayı düşündü ve düşündüğünü de yaptı..Sekreterin telefonu ile kendine geldi toplantı için her şey hazırdı.Eline dosyasını alıp toplantı salonuna geçti..
Arkadaşlar şirketimizin başkanlığımdaki ilk toplantısını açıyorum hepimize hayırlı olsun dedi ve konuşmaya başladı usul konuşmaları ardından söz isteyen olup olmadığını sordu,sorması ile muhasebeden sorumlu müdür söz istedi ve konuşmaya başladı..
-Efendim şirketimizin babanızın ölümü ardından tüm gelir gider hesaplarını kontrol ettirdim fakat babanızın ölümünden sonra aşırı bir gider artışı var üretim için gereken yatırımları yapmak ve personel giderlerini karşılamak için korkarım sıkıntıya gireceğiz bunun için sizinde genel giderler konusunda bilgi sahibi olmanız ve buna göre kararlar vermeniz daha faydalı olur diyerek dolaylı da olsa kendisini uyarmasını hakaret saydı ve toplantıyı terk etti..
Tekrar odasına gidip sekreterine arkadaşlarını aramasını ve yorgun olduğunu bir yerlere gidip eğleneceklerini söyledi..
Sekreteri isteğini yapmakla meşgulken tekrar kapısı çalındı personel den sorumlu müdür içeri girdi efendim dedi; Personel giderlerimizi karşılamakta sıkıntı yaşıyoruz. Harcamalar konusunda muhasebe ile anlaşamıyoruz lütfen bununla ilgilenin demesi ile olduğu yerden ayağa kalktı müdür çok işim var yorgunum daha sonra deyip kapıyı çıkması için gösterdi.
Odadan çıka personel müdürü kendi kendine sıkıntı ve dertleşmeye başladı personelin aylıkları artık ödenemiyor ev geçindiren bu insanlara maaşları ödenmezse korkarım ilerde istenmeyen durumlarla karşılaşacağız Allah’tan hayırlısı gerçi pek hayırlı görünmüyor ama…
İşyerinden ayrıldıktan sonra şirket yöneticileri bir araya geldi genel bir durum değerlendirmesi yaptılar sonuçta herkes durumun kötüye gittiğini çalışanların maaşlarını alamadığını üretim için gerekli alımların yapılamadığı vergi ve diğer ödemelerin yapılamadığı bunun için maliye ile sıkıntılar yaşanmaya başladığı piyasada artık şirket olarak itibarlarının her geçen gün yıprandığını bunun kendilerini de yıprattığını beraberce beyefendi ile görüşüp durumu kararlı bir şekilde ortaya koymalarını yâda olmazsa çekip gideceklerini belirterek ayrıldılar…
Yöneticileri bir gün iki gün beklediler ama maalesef gelen giden yoktu patron ne gelmişti nede bir haber vermişti günler geçiyor şartlar ağırlaşıyor ama ortada sorumlulukları yüklenmesi gereken asıl kişi  yoktu..
Batan gemi misali yetkili müdürler şefler maaşlarını alamayınca teker teker görevlerinden ayrılmaya başladılar. Çalışanlar bir ümit deyip işlerine devam etmeyi sürdürdüler ama nafile…
Artık şirkete alacaklıları haciz memurları ardı ardına gelmeye başlamıştı koca imparatorluk bir sorumsuzluk vurdumduymazlık umursamazlık sonucu yok olmaya başlamıştı ve günden güne yok oluyordu…
Nihayet sonunda beyefendi giriş kapısında göründü görünmesiyle şaşkınlıktan ağzı açık kalmıştı kapıdaki görevlilere ne oluyor demeye kalmadı bir görevli seslendi;
- şşşşşşşşşşşşşşşşşşşt dur girmek yasaktır..Sen de kim oluyorsun ben bu şirketin sahibiyim demesi ile ortalık karıştı ama beyefendi galiba hala işin farkında değildi çoktan şirketi haczolmuş tüm mal varlıklarına el konulmuştu kayyum atanmış yeni bir şirket yeni bir yönetim yeni,sahipler vardı karşısında, çıldıracak gibi oldu babadan kendine kalan koca imparatorluğu elinden alınmış koca dünyada çırılçıplak kalmıştı!...

Dünya dönmeye başladı heryer kararmıştı kulak zarlarını  patlatacak şiddette uğultular çoğalıyor birtürlü kaybolmuyordu elinden tutup bir yere oturtan bile yoktu bir bardak su veren bile çıkmadı zorla arabasına binebildi uzaklaşmalıydı bu korkunç rüyadan birisi onu uyandırsın uyandırsın böyle bir kabus olamaz deyip arabasının gaz pedalına var gücüyle asıldı ne tarafa gittiğini bilmeden son sürat arabasını sürdü sürdü sürdü sonra birden dünya karardı yollara daraldı her şey dönmeye başladı artık kendini kaybetmişti bir yerde durdu sesler kesildi çevresinde kimse yoktu sağ sola bakmaya çalıştı ama kıpırdayamıyordu biraz zorlayınca vücudunda acılar hissetti sonra kan lekeleri gördü buda nesi demeye kalmadı uçurumun kenarında olduğun anladı tek kurtuluş yolu vardı birilerinin onu görmesi veya araması gelip kurtarması akşam olmaküzereydi ama kimsecikler yoktu soğuk kendini hissettirmeye başladı ellerini birbirine sürttü ama nafile …………….

Ne duyan ne gören ne arayan vardı artık ne dostları kalmmıştı ne işi ne itibarı ne parası nede sevdikleri onu düştüğü yerden çıkaracak tek kuvvet kendi cesaret ve kararlılığıydı kendisini bu ortamdan yine kendisi  kurtarabilirdi....









Hiç yorum yok:

Yorum Gönder