4 Mart 2014 Salı

Yolun sonuna çoktan gelmişti…


Yorgunluktan kapanmak üzere olan gözlerini zorlayarak ta olsa bir kere daha iyice açıp çevresine baktı ama kimseyi göremedi. Bu gürültü be ses bu kadar insan nereye gitti diye geçirdi aklından yerinden kalktı sağa sola baktı kapıya doğru ilerledi ürkek bir hareketle kapıyı açtı koridora baktı ama kimsecikler görünmüyordu hayret dedi bu insanlar yer yarıldı yere girdi herhalde. Hâlbuki daha iki saat öncesinde büyük bir gürültü ardından bir bağrışma herkes ne oluyor diye pencerelere koşmuş fakat o sokağın her zamanki hali deyip oralı bile olmamış işini yapmaya devam etmişti.

İşini mutlaka bitirmeliydi emir öyleydi “ne olursa olsun yerinden kalkmayacaksın bu işi bitireceksin ve mutlaka akşama bitirmiş olarak teslim edeceksin yoksa gerisini sen bilirsin ya da cezana razı olacaksın” tehdit ve uyarıları üzerine mecburen oda öyle yaptı. Bir sürü gürültü ve bağrışmaya rağmen o hiç oralı olmadı, işine devam edip bitirdi. Dosyalarını topladı evraklarını yerine koydu. Her şey tamam deyip olduğu yerde kestirmeye başladı uyandığında gördüğü manzara tuhaftı, tüm çalışanlar binayı boşalttı etrafta kimseler yok herkes kaytardı herhalde diye aklından geçirdi. Yoksa burası şimdi ne durumda olurdu.

Sessizliği çok ta ciddiye almadı. Paltosunu aldı üzerini giyindi eve gitmek üzere çalışma odasından çıktı. Asansörün bulunduğu kapıya geldi elini uzatarak asansör düğmesine bastı kırmızı ışık yandı. Demek meşgul biraz beklemeliyim diye düşündü. Aklından da başka şeyler geçmeye başladı binada kimse yok, her yer sessiz ama asansör meşgul bu nasıl oluyor. Demek bina boşalmadı hala çalışanlar var ya da belki de temizlik işçileridir, temizliklerini yapmaya çalışıyorlar diye düşünürken asansörün gelmemesi üzerine yeniden asansör düğmesine bastı fakat değişen bir şey yoktu. Ne gelen nede giden vardı. Sinirlendi sağına soluna baktı asansör kapısını bir iki kere tekmeledi ama her şey nafile değişen bir şey yok anlaşılan arıza var en iyisi ben beklemeyeyim yürüme merdivenleri inip gideyim bari diye düşünüp merdivenlerden aşağı inmeye başladı. Hem sinirli sinirli söyleniyor hem de merdivenlerden aşağı inmeye çalışıyordu. 

İşte yüksek binaların hele de üst katlarda çalışmanın bir kötü yanı da bu dedi kendi kendine. Bina birkaç kat olsa ya da alt katlarda otursak kolay hiç asansöre gerek kalmadan rahatlıkla yürüyüp çıkardık hem yorulmaz hem de zaman kaybetmezdim dedi. Merdivenlerden inmek ayrı bir zahmet ama şu merdivenlerin bakımsızlığı kirliliği yerlerdeki çöpler her taraf pislik içerisinde insanlar asansörle inip çıktığı için kimse çevresine dikkat etmiyor bina yönetici ve sorumluları da işi hakkıyla yapmayınca tam bir rezalet ortaya çıkıyor görünen de bu işte. 

Arada bir ışığın yanıp sönmesi de canını sıkmaya başladı acaba hiç kimse görmedi mi bunu yöneticisi de yada kapıcısı damı görmedi bu bina bu kadar bakımsız değildi ne oluyor böyle çevre pislik içinde, ışık yanıp sönüyor merdivenler kokudan geçilmiyor. Sorsan şehrin en lüks en korunaklı en sağlam en güvenli en kullanışlı binası ama görünen manzara hiç de öyle değil. Artık bu sorunları da bu vesileyle görmüş olduk inşallah yarın toplantıda gündeme gelir bende yöneticilere durumu iletir sorunun çözümünü sağlarım yoksa utanç verici bu durum kolay kolay düzelmeyecek gibi.

Birkaç kat inmişti ki aniden çok derinden geldiği düşüncesi uyandıran bir imdat sesi ya da ona benzer bir ses duydu kulak kabarttı ama ses tekrar gelmedi herhalde bana öyle geldi dedi. Merdivenlerden inmeye devam etti.

Birkaç kat indikten sonra tekrar ışıkların yanıp sönmeleri başladı. Anlaşılan bu ışıklar beni bayağı yoracak iyisi mi biraz hızlanayım diye düşünüp adımlarını sıklaştırmaya derin derin nefes almaya ve katları bir bir inmeye çalıştı fakat bu kadar kat kolay kolay bitecek gibi değildi.


Daha 10. Kata gelmişti ki çok büyük bir gürültü duydu ne oluyor diye elinde olmadan bağırdı fakat gürültünün sesi kesildi hiçbir yerden ses gelmiyor sanki dünya bir anda sessizliğe gömülmüş bütün canlılar yok olmuş ya da ölmüştü. Böyle saçmalık olur mu hadi insanlar çıkıp evlerine gittiler sokakta da kimse kalmadı mı çevre binalarda kimse yok mu yada koca binada bir sürü nöbetçiler, gece bekçileri, temizlik işçileri, gece vardiyası çalışanlar vardı nereye gittiler de ses seda kesildi anlamıyorum şu ana kadar yaşadıklarımı gördüklerimi bir türlü aklım almıyor  açıklayacak bir şey de aklıma gelmiyor!..

Arada birkaç kez gelen ne olduğu anlaşılamayan sesler çalışmayan asansörler sürekli arızalı gibi yanıp sönen elektrik lambalarına rağmen binadan çıktı sokağa girdi evin yakın olmasına rağmen gördüklerinden bunalmış olacak ki bir taksi çevirip binip bir an önce eve varıp neler oluyor anlamaya çalışayım düşüncesiyle durakta beklemeye başladı fakat bir aksilik vardı. Geldiği durakta her zaman insanlar yığılı dururken şimdi kimsecikler yoktu. Hava durumundandır herhalde erkenden insanlar evlerine gittiler galiba diye düşündü beklemeye başladı aklındaki düşüncelerle ne kadar zamanın geçtiğini anlamadı fakat beklediği süre zarfında bir tane olsun taksi veya başka bir araç gelmedi gerçi taksi harici buradan geceleri çöp kamyonları belediye işçilerini taşıyan araçlar özel araçlar gündüz saatlerinde birde belediye otobüsleri gelip geçer ama şu ana kadar gelen olmadığına göre en iyisi mi ben yürüyerek gideyim eğer yolda gelen araç olursa binerim yoksa durakta çok fazla zaman kaybedeceğim diye düşünüp yola koyuldu hem gidiyor hem de garip durumun neler olabileceği konusunda aklından bir sürü senaryolar üretiyordu:

Şimdi teröristler şehirde gelip bir kimyasal bomba patlatsalar herkesi öldürseler ama olamaz en azından sokaklarda insan ölüleri olurdu hayır bu olamaz peki ya uzaylılar gelip dünyayı yakıp yıksalar bütün canlıları öldürseler o zamanda bir işaret olurdu her yer olduğu gibi duruyor insanları alıp gitseler o kadar insanı bir araya toplayıp taşıyabilecek bir uzay gemisi olamaz en iyisi mi bunu da geçelim çünkü olamaz peki nasıl oluyor da iş merkezinde kimse yok sokakta kimse bakkalı manavı kasabı kapalı ortalarda kimse yok yok yok insanlar hiçbir şey almaya da mı çıkmıyor halbuki bir akşam önce her yer cıvıl cıvıldı sokaklarda insanlardan geçilmiyordu ama şimdi kimse yok her taraf sessizlik  içinde çıldırmamak elde değil arkadaş, yer yarıldı insanlar herhalde içerisine girdi, başka ne olabilir ki … Hava kapalı yağmur yavaş yavaş kendini hissettirmeye başladı bu kadar yürümeme rağmen hiçbir araç gelmedi anlaşılan iş ayağa kaldı zaten eve de yaklaştım arabaya gerek kalmadı hele eve gidip bakalım orada neler oluyor Haberleri açıp izleyelim belki bu anormal durumu açıklayacak bir iki haber öğrenirim dedi.

Eve geldi kapı zilini çaldı duyan olmadı ardından tekrar zili çaldı fakat gelen giden yoktu. Size demi bir şeyler oldu neden kapıyı açmıyorsunuz da beni dışarıda bekletiyorsunuz zaten canım burnumda gibi düşüncelerle kapı zilini sinirli bir şekilde uzunca bir kere bir kere daha çaldı fakat değişen bir şey olmadı kimsede ses yoktu. 

Elini sinirli bir şekilde cebine attı anahtarı aramaya başladı fakat aksilik olacak ya anahtar cebinde yoktu ya evde unutmuş dışarı çıkarken almamış yada işyerinde masasında unutmuştu anahtarını. Yapacak ne kaldı ki geriye; şöyle bir düşündü bir kere daha zili çaldı tekrar çaldı ama değişen bir şey olmamıştı bütün zil çalmalar nafile bir gayretten başka bir şey değildi. 

Aklına komşuya gidip yardım istemek yada çocuklar gelinceye kadar orada beklemek geldi ama belki evde değildir. Ayıp olur dedi bari çıkıp çevreye bakayım pencerelerden girebileceğim bir yer varsa oradan içeriye girmeye çalışayım diye düşündü.

Merdivenlerden indi. Bahçeye çıktı etrafa göz gezdirdi fakat onun işini görebilecek herhangi bir malzeme bulamadı bahçe kapısına doğru ilerledi kapıyı açtı sokağa çıktı fakat ağaçlardan mı havanın karanlığından mı yoksa günün tuhaflığından mı olduğunu anlamadığı bir sessizlik bir gerilim etrafta kol geziyor bir türlü içinde bulunduğu sorunu çözebileceği imkânlar oluşturulamıyordu.

Tekrar sokağa çıktı en yakın kahvehaneye gidip bari orada bekleyeyim dedi. Kahvehaneye doğru giderken gün içerisinde yaşadıklarını tekrar aklından geçirmeye başladı gün boyu neler yaşamıştı yaşadıkları arasından anormal olanlar neydi düşündü; Önce yanına bölüm şefi gelmiş eline bir dosya sıkıştırmış ve bunu mesai bitimine kadar mutlaka tamamlaması gerektiğini çok önemli olduğunu eğer yetişmezse sonunu iyi düşünmesi gerektiğini söylemiş dosyayı bırakıp çıkmıştı. Verilen işi zamanında bitirdi fakat mesai bitmemiş olduğu için koltuğunda uyuya kaldı. Bir ara büyük bir gürültü oldu fakat her zamanki sokağın hali deyip yerinden kalkmamıştı uykudan uyandığında ofiste kimse yoktu üzerini giyindi ve çıktı. Asansöre geldi asansör çalışmıyordu. Tekrar tekrar çağırmasına ve arada bir derinden acayip sesler gelmesine rağmen asansör gelmemiş sonunda merdivenlerden yürüyerek inmeye çalışmıştı. Bu arada merdivenlerdeki ışıklar arada bir yanıp sönüyordu, merdivenler pislik içerisindeydi. 

Durağa geldi otobüsü bekledi ama otobüs gelmemişti yetmiyormuş gibi işin bir tuhaf yanı da durakta bekleyen hiç insan yoktu. Çok tuhaf, vasıta gelmeyince yürüyerek eve gitmeye kalkmasına ve eve kadar yürümesine rağmen kimseyle karşılaşmamış hiçbir vasıta da gelmemişti. Eve gelip zili bir kere iki kere üç kere çalmasına rağmen ne kapıyı açan oldu nede başka bir şey çok tuhaf diye düşündü her şeyde bir anormallik var ama ne olduğunu anla anlayabilirsen?

Tekrar tekrar gün içerisinde olanları akıl süzgecinden geçirip bir açık yakalamaya çalıştı. Düşünüyor düşünüyor ama bir cevap bulamıyordu bu kadar insan nereye gitmiş olabilir. Merdivenlerdeki o ses neydi, ofisteki insanlar nereye gitmişlerdi!.. Hepsi bir tarafa bu kadar yol yürünür de bir arabaya olsun rastlanılmaz mı? Hâlbuki bu yoldan günde yüzlerce araç geçiyor ama ben bu kadar yolu yürüyerek gelmeme rağmen bir tek araca bile rastlamadım bu nasıl oluyor, tüm bu düşünceler içerisinde kafa yorarken aniden büyük bir gürültü oldu bağrışmalar ani bir fren ve lastik sesleri duyuldu. Gözlerinin önünde dünya dönmeye başladı, gökyüzünde karanlıkta bulutlar arasında gözüne bir yıldız ilişti. Kulaklarında büyük gürültüler asansör sesleri, çığlıklar imdaaaaaat sesleri uğultular motor sesleri polis ambulans sirenleri o ana kadar hiçbir yerde olmayan sesler biranda kulaklarını kapladı sonra bir hayat durdu, büyük bir sessizlik oldu, ağzından bir iki söz çıkacak gibi oldu bir şeyler söylemeye çalıştı ama söyleyemeden yolun sonuna çoktan gelmişti…

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder